Gönderen
gillerprensi
tarih:
Türk edebiyatının "Şair-i Azam"ı yani en büyük şairi olarak anılan Abdülhak Hamit Tarhan denilince akla ilk gelen, eşi Fatma Hanım’ın ölümü üzerine yazdığı o sarsıcı "Makber" şiiridir. "Eyvah ne yer ne yar kaldı / Gönlüm dolu ah ü zar kaldı" mısralarıyla ölümü ve kaybı edebiyatımızın merkezine oturtan Hamit, aslında sadece kederin değil, hayatın en renkli ve bazen de en "tuhaf" labirentlerinin şairiydi. Bugün gelin, Aynur Demircan’ın değerli tezinden ve Hamit’in kendi anılarından yola çıkarak; hüzün, aşk ve hayret verici kıskançlıklar arasında mekik dokuyan o ilginç dünyaya bir göz atalım. "Gül Seven Niçin Sümbül Sevmesin?" Hamit’in hayatı, birbirine zıt duyguların aynı anda yaşandığı bir sahne gibiydi. Fatma Hanım’ın vefatından sonra Beyrut’ta adeta manen intihar ettiğini söylerken kısa süre sonra Çamlıca’daki köşkünde yeniden doğduğunu haykırabiliyordu. İlk eşine duyduğu derin bağlılık, onun diğer kadınlara olan zaafını hiçbir zaman ...
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar