Gönderen
gillerprensi
tarih:
*Yazı pandeminin yaşandığı günlerde kaleme alınmıştır. Dünya bugünlerde (ve tarih boyunca) görünmez düşmanlarla savaşırken dönüp geriye baktığımızda sanatın bu acıyla nasıl yoğrulduğunu görüyoruz. Gündem salgın olunca; yediğimiz, içtiğimiz ve kuşkusuz okuduğumuz da "salgın" oluyor. Gelin, Anadolu topraklarından Avrupa’nın karanlık koridorlarına kadar edebiyatımızın hastalıkla imtihanına yakından bakalım. Bir Gözün Kaybı, Bir Gönlün Aydınlığı: Âşık Veysel Salgın denince akla gelen ilk isimlerden biri, Sivas'ın kavurucu tozunda sağ gözünü bir "suçiçeği" (varisella) salgınında yitiren Âşık Veysel ’dir. Henüz yedi yaşındayken dünyası kararan Veysel, o meşum günü kendi üslubunca şöyle mısralara döker: Genç yaşımda felek vurdu başıma Aldırdım iki elimden gözümü Yeni değmiş idim yedi yaşıma Kayıp ettim baharımı yazımı Veysel’in hikayesi sadece bir hastalık değil, aynı zamanda bir talihsizlikler silsilesidir. Sol gözüne inen perdeyi aldırmak üzereyken bir öküzün boyn...
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar