Kayıtlar

Aynı Savaşın İki Yüzü: Kaçış ve Direnç

Kemal Tahir’in Yorgun Savaşçı romanında geçen “Tehlike yaklaştı mı önce zenginler savuşuyor, sonra gittikçe hızlanıp kalabalıklaşan orta halliler. Yurtlarını en önde bırakan bunlar. Ellerindeki ipeği, yemişi, yağı kaçıran bunlar.” sözleri, Millî Mücadele yıllarında yaşanan toplumsal çözülmenin çarpıcı bir eleştirisini ortaya koyar. Bu ifadeler, savaşın ekonomik sonuçlarının ötesinde, insanların tehlike karşısında verdikleri ahlaki sınavı da gözler önüne serer. Kemal Tahir, korkunun ve bireysel çıkarın vatan sevgisinin önüne geçmesini eleştirirken, toplumun dayanışma ruhunu kaybetmesinin bir millet için savaş kadar yıkıcı sonuçlar doğurabileceğini vurgular. Böylece roman, işgale karşı verilen mücadeleyi anlatırken aynı zamanda çözülmekte olan bir toplumun yeniden ayağa kalkma çabasını da sorgular. Ahmet Büke’nin Kırmızı Buğday romanı ise aynı tarihsel döneme Anadolu insanının gözünden yaklaşır. Cephe kadar köyleri, tarlaları, evleri ve gündelik hayatı da anlatının merkezine yerleştirir....

İnsan Önce Kendisinin Arkeoloğu Olmalı

İnsanın Bir Yabancıdan Daha Yabancı Oluşu Kendine

Kemal Tahir - Fakir Baykurt Ekseninde Enstitüler

İntibah ve Tanzimat Entelektüelinin İntiharı

Bunu Düşünmek İstemezdim - Jente Posthuma

Notalardan Sayfalara: Sanatın Disiplinler Arası Yolculuğu

Edebiyat Karın Doyurur mu?

Edebiyatın Hayalet Yazarları ve Personalar

Melisa Kesmez ve "Çiçeklenmeler" Üzerine

Bir Kitabın Bedeli Sadece Etiket Fiyatı mı?

Romanın Özgürlüğü Nerede Başlıyor?

Algernon’a Çiçekler’in Ardından

Paris: Türk Edebiyatının Uzak ama Işıklı Evi

Beyoğlu’nun Tadı, Orhan Veli’nin Kadehi: Degüstasyon’dan Divan’a Bir Köprü