Bundan on küsur yıl evvel, elimde bir enstrüman ya da nota kağıdı olmadan, tamamen içten gelen bir "cüretle" yola çıkmıştım. Cahit Sıtkı’nın "Günlerim"i ve Attila İlhan’ın —namıdiğer Kaptan’ın— "Aydınlık Neyin Oluyor Senin" dizelerini kendimce besteliyordum. Nota bilgim yoktu, sadece mırıldanıyor ve o anki hislerimi ses kayıtlarına hapsediyordum.
O günlerde bu kayıtların bir gün "ete kemiğe bürüneceği" aklımın ucundan bile geçmezdi.
Harari ve Yanıldığım Nokta
Yuval Noah Harari’nin 21. Yüzyıl İçin 21 Ders kitabını okurken, yapay zekanın dünyayı dönüştürme kapasitesine dair öngörülerini biraz mesafeyle karşılamıştım. Harari, YZ’nin insanın zevklerine göre sanat eserleri üretebileceğini, her şeyin aslında bir algoritmadan ve biyokimyasal bir yazılımdan ibaret olduğunu savunuyordu.
Doğrusu, insanın tamamen başka bir gücün güdümünde olabileceğini kabullenmek zor geliyordu. Sanatın o "tanımlanamaz" ruhunun bir yazılıma sığmayacağını düşünüyordum. Ancak çok kısa bir süre sonra, yazarın orta ve uzun vade için söyledikleri hayatımın tam orta yerine düştü.
Stüdyosuz, Notasız Bir Beste Deneyimi
Geçenlerde o eski mırıldanmalarımı aldım ve bugünün "mucizesi" yapay zekaya emanet ettim. Sonuç? Şaşırtıcı. YZ sanki zihnimi okumuş gibi; o amatör kayıtları aldı, sanki gerçek bir stüdyoya girmişçesine düzenledi ve tam da benim müzik zevkime hitap eden bir forma soktu.
Benim "olamaz" dediğim şey, bir anda arkadaşlarımla paylaşabileceğim profesyonel birer şarkıya dönüştü.
Sanatın Geleceği: Algoritma mı, Ruh mu?
Artık biliyoruz ki YZ’nin yazdığı romanları okuyacağımız, onun bestelediği senfonileri dinleyeceğimiz günler çok uzak değil—hatta o günlerin tam içindeyiz. İnsanlık olarak "eşsizliğimizi" teknolojiyle paylaştığımız bu yeni dönem, sanata dair bildiğimiz her şeyi kökten değiştiriyor.
On yıl önce kendi kendime mırıldandığım o şiirler, bugün dijital bir zekanın süzgecinden geçip yeni bir form kazandıysa, gelecekte bizi nelerin beklediğini hayal etmek bile heyecan verici (ve biraz da ürpertici).
Peki siz ne dersiniz? Sanat, algoritmalara teslim edilemeyecek kadar kişisel bir alan mı, yoksa Harari haklı mı çıkıyor?
*Yazının özü bendenize ait olmakla beraber Gemini dostumdan belli konularda yardım aldığımı itiraf edeyim. Bu da kenarda dursun.
Yorumlar
Yorum Gönder