Bir Hayal Kırıklığı Atlası: Barış Bıçakçı ve "Seyrek Yağmur"

“Her ironi bir hayal kırıklığını gizler, diye düşünüyor Rıfat. Koşup da yetişememeyi, uzanıp da tutamamayı gizler...”

Kafka’nın Aforizmalar’ından sonra, cümlelerinin altını çizmekten yorulacağınız bir kitapla tanışmaya hazır mısınız? Barış Bıçakçı’nın Seyrek Yağmur’u, hacmi küçük ama yankısı oldukça büyük bir eser.



Roman mı, Novella mı, Yoksa Bir Düşünce Kitabı mı?

Bu esere doğrudan "roman" demek pek mümkün değil. Seyrek Yağmur; içinde felsefi aforizmalar barındıran, şiirlerden ve kült romanlardan beslenen, okuru durmaksızın yeni eserlere yönlendiren bir tür modern tezkire. Felsefe eğitimi almış, geçmişinden mutsuz, geleceğinden umutsuz bir kitapçının, Rıfat’ın portresini çizen grotesk bir novella bu.

Entelektüel Erkeğin İç Dünyası

Oğuz Atay’dan sonra, entelektüel erkeğin sosyal yaşamdaki sancılarını, aşkla imtihanını ve o naif çaresizliğini Barış Bıçakçı kadar ustalıkla anlatan çok az yazar çıktı. Bıçakçı, adeta bu misyonu sırtlanıyor. Metin Celâl’in de belirttiği gibi:

“Kısa cümlelerle, fazla derine inmiyormuş gibi gözükerek ince ayrıntılarda kahramanlarını var ediyor. Yalın bir anlatımı var; parlatmıyor, şişirmiyor.”

Kitapçı Rıfat ile Tanışın

Eser boyunca Rıfat’ın hayatına anlam katma mücadelesine tanık oluyoruz. Ancak Rıfat sadece melankolik bir "kaybeden" değil. O, sistemin insanı delirten ritüellerine karşı sessiz ama etkili bir başkaldırı içinde:Dükkanını ziyaret eden o malum "Beyefendi"nin elini toplu iğneyle sıkarken, kitaplarının sayfalarını protesto edenlere sonuna kadar açarken,iç konuşmalarında kendi çelişkilerini bir bir kabul ederken hep yanındasınız.

Yeni Ufuklara Açılan Bir Kapı

Seyrek Yağmur sadece Rıfat’ın hikayesini anlatmıyor; aynı zamanda okura yeni bir okuma listesi sunuyor. Flannery O’Connor, Malcolm Lowry ve Yannis Riços gibi isimlerle ilk kez bu kitap sayesinde tanışabilirsiniz.

Sonuç olarak; güzel şeylerin geçiciliğinden şikâyet edenlerin, bir rüyaya dalmayı arzu edenlerin ve ironinin ardındaki o sızıyı hissedenlerin kütüphanesinde bu eser mutlaka yer almalı.


(Bu yazının aslı Kitapçı Dergisi'nin 2016 Mart-Nisan sayısında yayımlanmıştır.)

Yorumlar