Arka Sıralardan Sahaf Raflarına: Bir "Ciğerdelen" Yolculuğu

 Üniversite yıllarını düşününce herkesin zihninde farklı kareler canlanır. Benimkinde ise dersi en arka sıradan, hayallerime dalarak takip ettiğim o puslu anlar var. Ancak o gün, hocamızın ağzından dökülen bir cümle zihnimin ücra bir köşesine adeta mühürlenmiş: "Safiye Erol’un Ciğerdelen eserini mutlaka okumalısınız. Bana kalırsa Türk edebiyatının en iyi aşk romanıdır."

O an içimden "Tabii hocam, bakarız" demiş olsam da, o isim tam 7 yıl boyunca peşimi bırakmadı. Geçtiğimiz günlerde, her kitapçıda kolayca rastlanmayan bu nadide eseri nihayet edindim ve bir solukta okudum.




Beklentilerin Ötesinde Bir Entelektüel Derinlik

İtiraf etmeliyim; kafamda çok daha farklı bir kurgu hayal etmiştim. Ancak Safiye Erol, karşıma basit bir gönül macerasıyla değil, aşkın ve hayatın röntgenini çeken muazzam bir entelektüel birikimle çıktı.

Ciğerdelen, aşkı sadece "beşeri" veya "maddeci" bir düzlemde bırakmıyor. Sayfaları çevirdikçe şunların iç içe geçtiği muazzam bir terkiple karşılaşıyorsunuz:

Vatan Aşkı: Tarihin tozlu sayfalarından gelen bir aidiyet hissi.

İlahi Sevgi: Maddeden manaya uzanan derin bir arayış.

Dönem Ruhu: Safiye Hanım’ın kullandığı dil o kadar güçlü ki, kendinizi bir anda hikayenin geçtiği yüzyılın tam ortasında buluyorsunuz.

Ateşle İmtihan: "Aşk Nasıl Olur da Can Yakar?"

Romanda Turhan Bey’in Cangüzel Hanım’a duyduğu deruni aşkı anlattığı bölümler, edebiyatımızdaki en güçlü betimlemelerden biri olabilir. Kitaptan şu satırlar, yazarın aşkı nasıl bir "tekâmül süreci" olarak gördüğünü özetler nitelikte:

"Taş devrinin çıplak insanı idim. Yıldırımla tutuşmuş bir orman gördüm... Masum kafamda hayatımın ilk sorgusu uyandı: Bu kadar güzel parlak ısı olan şey nasıl olur da can yakar? ... Dayanılmaz güzelliğiyle beni çeken, el uzattıkça cana kıyan o kızıl ısıyı bir Tanrı sandım..."

Son Söz

Ciğerdelen, basit bir aşk romanı arayanlar için değil, aşkı entelektüel bir kadının gözünden, tarihsel ve ruhsal derinlikleriyle kavramak isteyenler için eşsiz bir alternatif. Eğer siz de benim gibi yıllardır erteliyorsanız, bilin ki o "arka sıra" tavsiyeleri bazen hayatın en kıymetli hazinelerine açılan kapılar olabiliyor.

Yorumlar